|
Sevgiliye
O kadar yakınsın ki bana, Bir o kadar da uzak, Sanki ilk defa aşık olmuş gibiyim, Uzana bilsem bir adım kadar yakın, Ama sanki ayaklarıma prangalar vurulmuş, O bir adımı atamıyorum, Sadece seyrediyorum seni, Dizlerine yatıp, elini sımsıkı tutmak istiyorum, Gökyüzüne bakar gibi, Gözlerine dalmak istiyorum, Sana bakarken prangaların ayağıma değil, Yüreğime vurulduğunu hissediyorum, İçin için yanan yüreğime, Seni sevenin ben değil, Yüreğimin olduğunu anlıyorum, Yüreğim senin dostluğunu istiyor, Yüreğim senin sıcaklığını istiyor, Kırmamı söylüyor zincirleri, Ve ilk defa kırmaya çalışıyorum, Doğru bildiğim şeyleri atıveriyorum bir tarafa, Sırf sana daha yakın olabilmek için, Zincirlerle bağlı yüreğimi bırakıveriyorum, Bir kuş gibi ormana, Yüreğim bir kuş oluyor senin yanında, Ürkek bir kuş, Soğuk bir havada titreyen üşümüş bir kuş, Çok şey değil istediği yüreğimin, Sadece dostluğunu ve sıcaklığını istiyor, Senin sıcaklığını, Sonra kanat çırpıp uçmak istiyor seninle, O güzellikleri seninle paylaşmak istiyor gökyüzünde, Dünyadan uzak yüreğim seninle olmak... yazan cahit akay sevgilerimle allah emanet olun arkadaşım
June 14
|
|
|
Gülistan Aywrote:
“Allah Tealâ buyurdu ki: Benim için birbirlerini sevenlere sevgim hak oldu. Benim için birbirlerine samimi olanlara sevgim hak oldu. Benim için birbirlerine mallarını verenlere sevgim hak oldu. Onlar kyamet gününde nur saçan yüksek mekânlarda oturacaklar ve onları peygamberler, şehitler ve sıddîkler dahi kıskanacaklardır.”
(Hakim) Ebu Hureyre R.A. anlatıyor: Efendimiz A.S. şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki Allah’ın kullar içinde öyleleri vardır ki, peygamber değildirler ancak peygamberler ve şehitler onları kıskanır.” Sahabe-i Kiram: “Ya Rasulallah onlar kimlerdir? Umulur ki biz de onları sevenlerden oluruz.” dediler. Efendimiz cevaben buyurdular: “Onlar dünyada iken herhangi bir akrabalık veya nesep bağı olmaksızın Allah yolunda birbirlerini seven kimselerdir. Onların yüzleri nurdan, oturdukları yüksek yerler nurdandır. Onlar, insanların korktukları zamanlarda korkmayacaklar, insanların üzüldükleri zamanlarda üzülmeyeceklerdir.” ALLAHIN SEVGİSİ ÜZERİNE VACİP OLAN ,EMİN OLAN,SIDDIK OLAN KULLAR OLMAYI CÜĞMLEMİZE NASİP EYLESİN... CUMANIZ MÜBAREK ÖMRÜNÜZ HAYIRLI VE BEREKELİ OLSUN... SEVGİLERİMLE...
Apr. 9
|
|
|
Çığlıklarım var,kimsenin duymadığı
Haykırmak istesemde ,sessiz kalan Diyemediğim derdimi; anlatamadığım Deli oluyorum, miskin gecelere Derbeder bakışlar ardındaki sahte sevmelere Yapmacık gülümsemelerde sarsa dört bir yanımı İnadına hayal kuruyorum,inadına Yaşayamasamda ........ Ama umut dolu bu sefil yüreğim, Atıyor beni vakitsiz,akşamlara Bilmediğim bir gecenin,bilinmeyen vaktinde Paylaşıyorum ızdırabımı,en acı kadehlerle Bazen bir sandal oluyorum, Kaybolurken gözlerinin mavisinde, Bazen bir viran orman evi; Dipsiz,kayıp bu kentte..... Kanımı içiyorum kimbilir? İçerken şerefine Günümden gün çalan,vakitsiz sevmelerle Alemci meyhanelerde... İnadına hayal kuruyorum,inadına Gelmesende geriye...! yazan cahit akay
Mar. 19
|
|
|
Niyazi Mısriwrote:
Mevlid Kandili Münasebetiyle..
"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiyâ, 107) İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir. O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur: "Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler." (Âl-i İmrân, 164) Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz. O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı. O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler." (Sebe, 28) İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır: "Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)
Mar. 7
|
|
|
zübeyir .wrote:
FATİHANIN NİMETLERİ
"Sizden biri namazında Allah'a yalvardığında; Yüce Allah bir kutsi hadiste beyan edildiği üzere şöyle buyurur: Namazı kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım, kuluma dilediğini veririm; kulum "El-hamdü lillahi Rabbi'l- âlemin" dediğinde "Kulum bana hamd etti" derim. Kulum, "Er-Rahmanirrahim" dediğinde; kulum beni övdü derim. Kulum, "Maliki yevmiddîn" dediğinde; kulum beni yüceltti" derim. Kulum, "İyyake na'budü ve iyyake nestaîn" dediğinde, derim ki; bu kulumla benim aramdadır, kulumun istediği kabuldür. Kulum, "İhdina s'sırada l'müstagîm, sıradallezine en'amte aleyhim, ğayrilmadûbi aleyhim veladdâlîn" dediğinde; bu kulum içindir ve kulumun isteği kabuldür derim." Müslim hadisi ALLAH RASULÜ S.A.V.BUYURUYORKİ FATİHANIN SONUNDA ÖYLE BİR AMİN DEYİNKİ SEMADAKİ MELEKLERİN AMİN DEMESİNE DENK GELİRSE ALLAH SİZİN GEÇMİŞ GÜNAHLARINIZI AFFEDER ÖYLE BİR AMİN DEYİNKİ MESCİT İNLAESİN (AMİN BİR MÜHÜRDÜR ) Bu hadis ebu Davut 932 tirmizi 248 ibni mace 855 sahih bir senetle rivayet etmiştir FATİHASIZ NAMAZ GÜDÜKTÜR BUYURUYOR ALLAH RASULÜ HER KİM Kİ FATİHA’TUL KİTABI OKUMAZSA ONUN NAMAZI YOTUR.;(Beyhaki kitabul kıratta(86.87.88)sahih bir senetle rivayet etmişti)
Feb. 28
|